 |
 |
 |
 |
Web sitemiz yayında. Siz değerli müşterilerimize daha iyi hizmet verebilmek için web sitemiz ilede hizmetinizdeyiz. Web sitemiz ile ilgili her türlü görüş ve önerilerinizi info@erolerguler.com adresinden bize gönderebilirsiniz. |
 |
| |
|
| |
|
|
 |
| |
 |
| |
|
 |
| Web Sitemize Hoşgeldiniz... |
 |
Tıp alanında hergün bir başka gelişmeye tanık oluyoruz. Bu gelişmeler yüreğimize su serpmekle birlikte hastalıkların da gittikçe arttığını görüyoruz. Acaba 50 yıl sonra nasıl olacak?
50 yıl sonra hastalıklarla mücadele ederken bugünkü bilgilerimizi kullanacak mıyız acaba ?
O günkü bilgiler uzaydan mı gelecek, veya bugünkü bilgilerin üzerinde mi gelişecekler? Ne dersiniz?
Dünya düz değildir, yuvarlaktır. Bunu herkes biliyor. Ama bunu ilk söyleyen Galileo Galilei'nin başına gelmedik kalmamıştır.
Bu bilgiyi kabul etmeyen kilisede Kutsal Engizisyon tarafından diz çöktürülüp inkar ettirilmiş ve bilimsel çalışmalarını sansürden geçirmeden yayınlamayacağına söz verdikten sonra göz hapsinde evinde araştırmalarına dönebilmiştir. Yaşamı boyunca baskı ve sansür altında kalmıştır. Hatta ölümünde kilisenin bahçesi uygun görülmeyip kilisenin bodrumuna gömülmüştür. Ancak ölümünden 100 yıl sonra varisleri kiliseye büyük bir bağış yaparak kemiklerini kilisenin bodrumundan çıkartıp kilisenin bahçesine taşıyarak onun ruhunu rahatlattıklarını düşünmüşlerdir.
Artık dünyanı n düz veya öküzün boynuzlarında olmadığını herkes biliyor. Bu bilgiler yanlıştır. Yanlış olan bilgi kullanılmaz, etkisini yitirir. Kimse de bu bilgileri desteklemez, eğer biri desteklerse yalnız kalır. Zaman iyi bilgileri geliştirir, ilerletir.
Galileo Galilei dünyanın yuvarlak olduğunu söylediğinde bugünkü astronomi hakkında fazla bir şey tahmin etmiyor olabilirdi, ama dünyanın yuvarlak olduğunu nasıl bilmişti? İyi bir gözlemle, doğayı iyice gözlemleyerek…
Doğayı gözlemleyerek doğadaki bilgiye ulaşabilirsiniz. Nanoteknoloji ile başa baş giden Biyomimikri ile iyi uçan kuşların gagası incelenerek uçakların ön kısmı dizaynı değiştirilip daha iyi sonuç alınmaya başlanmıştır.
Yani doğru olan bilgiler gelişerek büyür ve güçlenir, yanlış olan bilgiler tarihin karanlığında kaybolur.
Tüm doğru bilgilerin kaynağında doğayı ve tecrübeleri gözlemek incelemek vardır. Tarihin en eski zamanından bugüne insanlar sınırlarını değiştirmiştir, elbiselerini değiştirmiştir, araçlarını değiştirmiştir. Her yeni şeyi denemişler, iyi şeylere devam edip, iyi olmayanı bırakmışlardır.
Değiştirmedikleri neler acaba, hiç düşündünüz mü?
Örnek verirsek insanlar hala geceleri uyuyor ve bilim geceleri insanların uyumasının ne kadar sağlıklı olduğunu destekliyor. İnsanlar hala günde üç öğün yemek yiyorlar ve bunun vücut düzeni için ne kadar sağlıklı olduğu biliniyor. İklimlere göre değişen tahıl, sebze ve meyveler hala yeniliyor, terk edilmedi. Pozitif düşünmenin faydalarından bahsediliyor.
Altıbin yıl önceki Eski
Ayurvedik bilgide Upanişadlarda derki: aklın üç hatasını yapma; birincisi güneşle yat, güneşle kalk; İkincisi günde üç öğün yemek ye ve doymadan kalk; üçüncüsü hastalıklı düşünceyi zihninde taşımamak…
Gözlemleyerek iyi şeylerin arttığını görüyor ve bunlardan faydalanıyoruz. Akupunktur bunlardan biri, taşla, sivri her türlü materyalle belirli akupunktur noktalarındaki etkileri gözlemlenmiş ve iğneyle, elektrik akımıyla, ısıyla ve lazerle başarılı tedavi uygulamaları gelişerek devam etmektedir.
Burada unutulmaması gereken şey tedaviden önce doğru teşhisin yapılması gerekliliğidir.
Modern tıbbın imkan verdiği tetkikler yanında hastanın iyice dinlenip sorgulanarak ayrıntılı bir anamnezi alınması esas olmalıdır. İyi bir anamnez, ayrıntılı muayene, biokimya – görüntüleme tetkiklerine ek olarak bütüncül bakış açısı ile yapılan meridyenlerin enerji seviyelerinin saptanması, nabız ve dil muayenesi gibi holistik teşhis yöntemlerinin hepsi ile hastaya daha doğru teşhis konulabilir. Bunlardan sadece birini kullanarak teşhis koymaya çalışmak sadece hastayı ciddi risklere sokabilir.
Bizler modern tıp içerisinde çalışmakla birlikte bütüncül- tamamlayıcı tıp metodlarının entegrasyonu ile uğraşan hekimlerin atlamaması gereken nokta budur. Entegratif olarak standart tıp bilgilerine tamamlayıcı teşhis metodlarını ekleyerek daha doğru teşhis koyarak tedavi imkanlarını hastaya açıklayarak doğru tedaviye bir adım daha yaklaşmış olacağız.
|
|