Zoom üzerinden danışmanlık, eğitim ve bütüncül yaşam programları
Yazı

Denge

HİPNOZ….. AKUPUNKTUR….. HOMEOPATİ….. Yani DENGE; Aspirin günümüzdeçok yaygın kullanılan bir ilaçtır. İnsanlar reçeteli veya reçetesiz bir şekilderahatça kullanır. En fazla ağrıya karşı kullanılır. Aspirinin etken maddesiasetil...

Dr. Erol Ergüler Nükleer Tıp • Akupunktur • Bütüncül Tıp

HİPNOZ…..

AKUPUNKTUR…..

HOMEOPATİ…..

Yani DENGE;

Aspirin günümüzdeçok yaygın kullanılan bir ilaçtır. İnsanlar reçeteli veya reçetesiz bir şekilderahatça kullanır. En fazla ağrıya karşı kullanılır. Aspirinin etken maddesiasetil salisilik asit bildiğimiz söğüt ağacının kabuğundan elde edilir. Moderntıpta bu kadar yaygın ve uzun süredir kullanılan bu ilaç için sayısız bilimselaraştırma yapılmıştır. Tüm bunlararağmen bu ilacın vücuttaki etki mekanizması tam olarak açıklanamamıştır. Halaetki mekanizmaları üzerinde yeni çalışmalar yapılmaktadır. Tedavi umuduylaaldığımız çoğu ilaçta bilimsel araştırma açısından durum böyledir.

Vücudumuz yaklaşık40-60 trilyon hücreden oluşur. Her bir hücremizin çekirdeğinin zarında binlercereseptör bulunmuştur ve her gün bir yenisi daha bulunmaktadır. Her birinin etkimekanizması üzerinde sayılarından çok teoriler üretilmektedir.

Cevaplanması gerekenesas soru “ilaçlar hastalığı kendisi mi tedavi ediyor?, yada bu ilaçlarvücuttaki belli bir mekanizmayı başlatıyor da vücudumuz kendini iyileştirecekmaddeleri mi üretiyor?” olmalıdır.

Eğer bu maddelervücudun içinde belli bir hastalığı bularak onu yok ediyorlarsa hastalığın herzaman tam olarak iyileşmesi umulur. Yani belli bir hastalıkta aynı ilacınherkesi tam olarak tedavi etmesi gerekir. Halbuki muhteşem insan vücudundaböyle bir şey görülmemiştir. Vücudumuz kendisini tedavi edecek maddeleri üretmekapasitesindedir. Dışardan alınan ilaç vs gibi maddeler sadece vücudumuzdagerekli tedavi edici maddenin üretimini tetikler. Böylece vücudun kendisini iyileştirme süreci başlar.

Vücudumuz nasılmeydana gelir? Annenin yumurtası ile babanın spermi birleşerek bir adetdöllenmiş yumurta ile tek bir hücre olarak hayatımıza başlarız. 23 kromozomumuzanneden, 23 kromozomumuz babadan olmak üzere 46 kromozomlu sadece bir tek hücreolduğumuzu biliyoruz. İşte şimdi düşünün bir ağacın tohumunu, bir çam, birçınar, bir ceviz tohumunu. Bir çam tohumundan sadece çam ağacı oluşur. Çınartohumundan da çınar ağacı oluşur. Yani bu tohumlarda olduğu gibi bizim tekhücreli halimizde tüm bilgimiz mevcuttur. İşte bu bilgi ile bilge olan buhücremiz kendisini çoğaltmaya başlar, önce ikiye bölünür iki adet olur, o ilkhücre yoktur artık sadece iki yeni bilge hücre vardır. Bu iki hücrede ikiye bölünürartık sadece dört genç hücre vardır. Bu çoğalma 8, 16, 32, 64, 128, 256, 512,1064, … gibi her seferinde bölünerek çoğalan yeni genç hücre halindedirler.Sayıları ne olursa olsun bu hücrelerin her biri o ilk bilge hücrenin tümbilgilerine sahiptir. Ve belli bir sayıya ulaştığında farklılaşma başlar, herbir hücre farklı davranır, önce “nöral kanal ve nöral tüp” oluşur ve yavaşyavaş bir insan cenini ortaya çıkmaya başlar. Ektoderm, endoderm ve mezodermdiye üç tabakadan farklı organlarımız ortaya çıkmaya başlar. Burada ilginizi çekecek bir nokta daha var.Birbirinden uzak gözüken organlarımızdan kulak ve böbrek aynı yerden oluşur.Aynı yerden oluşan organların benzer özellikleri olur. Böbreğe yan etkisi olanbir ilacın aynı zamanda kulağa da yan etkisi olduğunu görürüz.

Ektoderm, endodermve mezodermden farklı organlarımız oluşarak minyatür bir insan haline gelirizve doğarız. Kaç yaşına gelirsek gelelim her an vücudumuzda yeni hücreleroluşmaktadır. Ve hayatımızın sonuna kadar böyle devam eder.

Peki bu muhteşem biradet döllenmiş bilge hücre bölünerek trilyonlarca hücre ve organın bir aradaahenkle yaşamı sürdüren bu olağanüstü mekanizma nerede aksıyor da hastalıkortaya çıkıyor? Hastalık başladığı anda acaba sadece bir tek hücrede mibaşlıyor, ya da birkaç hücrede aynı anda mı başlıyor? Olmaması gereken bu hücreyi hangi etkenbozdu?, bozuk olan bu hücreler aynı muhteşem vücuttan nasıl beslenipfaydalanarak çoğalıyorlar?, Veya bu muhteşem bilge sistem bu bozuk hücrelerlenasıl savaşıp onları yok ediyor? Bu bilgi o tek bilge hücreden mi geliyor?

Ya da bu o tek bilge hücrenin bilgisi sürekli bozuk hücrelerle uğraşıp onları yokediyor da, sadece başarılı olamadığı zaman mı biz hasta olduğumuzu farkediyoruz?...

Eğer böyle isesürekli tehdit altında olduğumuzu kabul etmek gerekir ki, bu düşünce dehastalıklı bir düşüncedir.

Peki nasıldüşünelim?

Şöyle düşünebilir miyiz?:

O ilk bilge hücredetüm bilgi var. Ve bu bilginin içinde bir denge bilgisi var.

Kendinizi düşünün…

Susadığınız zaman suarar ve bulunca içersiniz.

Su bulamayınca neolur? Ve susuz kalmaya devam edince vücudunuzda neler olur?

Susuzluktan birinsan ölebilir mi? Evet ölebilir.

Ya da suyu buldunuz.

Peki ne kadariçersiniz?

Diyelim ki suyadoydunuz, size daha fazla su içirilirse ne olur? Kusar mısınız? Tıpta suzehirlenmesi diye bir durum vardır. Evet, vücudunuza aşırı su alırsanız suzehirlenmesi ile ölebilirsiniz.

Bir başka açıdanbakarsak su eksikliği sizi öldürebilir, su fazlalığı da sizi öldürebilir.

Peki neyiaramalıyız? DENGE yi mi?

O ilk hücredekibilgi DENGE yi işaret ediyor. DENGE li bir hayat bize doğru yolu gösteriyor.